blackpillruinedmyli
Iron
- Joined
- Mar 20, 2026
- Posts
- 193
- Reputation
- 305
baranpsl kimdir
Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Note: this_feature_currently_requires_accessing_site_using_safari
LARPLARIN SAVAŞI 1 isimli hikayede, kendisi bir larper olarak anılmış. Açıkçası burada yazılanlar kafamı karıştırdı. Baranpsl bir kişilik mi, bir inanç mı, bir larper mı, yoksa gerçekten yakışıklı bir luxmaxer mı? Sanırım bu sorular yüzünden bugün uykularımı kaybedeceğim, tüm kalbimle dilerdim ki baranpsl'yi birisi bana tüm hatlarıyla anlatsın. Ah org, ah. Şuan Baranpsl olmak ister miyim diye bir düşündüm, düşünmez olaydım. Çocukluğuma döndüm, babamın cebinden çaldığım bozukluklarla yediğim ayak aromalı cips geldi aklıma. Ne zamanlardı… Sanki zamanın kendisi de o günlerde daha yumuşaktı, daha esnekti; saatler uzar, dakikalar birbirine dolanırdı, sokak lambalarının sarı ışığı altında akşam ağır ağır çökerken mahallede top oynayan çocukların son bir gol için birbirine bağırdığı o anların arasına karışırdı hayat ve ben de o akışın içinde, farkında bile olmadan, ileride kafamı kurcalayacak kavramların tohumlarını atardım; işte tam da o anların birinde Baranpsl gibi bir şey zihnime yerleşmiş olmalı, çünkü şimdi dönüp baktığımda bunun sadece bir isim değil, sanki yarım kalmış bir düşünce, tam çözülememiş bir denklem, bir türlü sabitlenmeyen bir kimlik gibi hissettirdiğini fark ediyorum, peki nedir Baranpsl, gerçekten bir insan mı, yoksa insanın olmak isteyip de olamadığı bir şey mi, bir larper mı yani bir rol oyuncusu mu, yoksa rolün kendisini aşmış, rol yaparken gerçeğe dönüşmüş bir figür mü, belki de mesele tam burada düğümleniyor çünkü eğer bir insan sürekli bir şeyi oynuyorsa, bir noktadan sonra oynadığı şeyin kendisi olmaz mı, o zaman Baranpsl bir kişi değil de bir hâl, bir duruş, bir zihinsel pozisyon olabilir mi diye düşünmeden edemiyorum ve bu düşünce beni daha da derine çekiyor, çünkü bir yandan luxmaxer gibi bir şeyden bahsediliyor, yani kendini en iyi hâline getirmeye çalışan, optimize eden, parlatan bir versiyon, ama diğer yandan bu parıltının altında tuhaf bir kırılganlık varmış gibi geliyor, sanki ne kadar mükemmelleşmeye çalışırsan çalış, içerde bir yerde çocukluğundan kalma o garip, açıklanamaz, biraz utanç verici ama bir o kadar da gerçek anılar duruyor, mesela babamın cebinden çaldığım bozukluklarla gidip aldığım o ayak aromalı cips, tadı aslında kötüydü belki ama o anın kendisi yoğundu, gerçekti, kalpten geliyordu ve şimdi düşünüyorum da insan kendini ne kadar yeniden inşa ederse etsin o küçük anılar hep içeride bir yerde yaşamaya devam ediyor, belki de Baranpsl olmak tam olarak bu çelişkiyi kabul etmek demek, yani hem kusursuz olmaya çalışıp hem de kusurlarının seni sen yaptığını kabullenmek, hem bir rol oynayıp hem de o rolün içinde kendini bulmak, çünkü dürüst olmak gerekirse büyüdükçe hiçbirimiz rol yapmayı bırakmadık, sadece rollerimiz daha karmaşık hale geldi, çocukken süper kahraman oluyorduk, şimdi ise daha sessiz, daha görünmez maskeler takıyoruz ve Baranpsl belki de bu maskelerin farkında olan biri, ya da maskeyi o kadar iyi takan biri ki artık maskeyle yüzü ayırt etmek imkânsız hale geliyor ve işte bu yüzden “Baranpsl olmak ister miyim” sorusu aslında çok daha derin bir yere dokunuyor çünkü bu soru doğrudan “ben kim olmak istiyorum” sorusuna açılıyor ve insan bu soruyla karşı karşıya kalınca ister istemez geçmişine dönüyor, o eski günlere, o saf anlara, hiçbir şeyi fazla düşünmediği zamanlara, çünkü o zamanlar sadece vardık, bir şey olmaya çalışmadan, bir şey gibi görünmeye uğraşmadan, sadece yaşayarak ve belki de şimdi özlediğimiz şey tam olarak bu, o filtresiz hâl, o saf varoluş ama işin ironik tarafı şu ki artık o saflığı bile bilinçli bir şekilde geri getirmeye çalışıyoruz, yani yine bir tür rolün içindeyiz, yine bir şey olmaya çalışıyoruz ve Baranpsl dediğimiz şey belki de tam olarak bu döngünün adı, ne tam gerçek ne tam kurgu ama ikisinin arasında gidip gelen, insanı rahatsız eden ama aynı zamanda düşündüren bir kavram, o yüzden uykunu kaçırması şaşırtıcı değil çünkü bazı fikirler vardır, bir kere zihnine girdiler mi artık seninle kalırlar, gecenin bir yarısı ansızın aklına düşerler, seni geçmişle şimdi arasında dolaştırırlar ve sen de orada, o ince çizginin üstünde durup kendine şu soruyu sormaya devam edersin, ben aslında kimim ve belki de hiçbir zaman net bir cevap bulamayacaksın ama belki de mesele hiçbir zaman cevap değildi, belki de mesele o soruyla yaşamayı öğrenmekti.Anlatmak gerekirse cidden uzun bir konu kendisi bu forumdaki cogu kisi, belkide herkes
Tarihcesine bakarsak Baranpsl bildigimiz kadariyla 6 ayri kisiye ayriliyor
Yani Baranpsl bir kisi degil bir felsefe bir inanctir.